Özürlülük ve Sağlık Kurulunda Karşılaşılan Sorunlar

Dr. Alev Çevikol
SB Dışkapı YB EAH FTR Kliniği
Antalya Özel Yaşam Hastanesi

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ya göre özürlülük bir bozukluk sonucu, normal tarzda ve normal kabul edilen sınırlar içinde aktiviteyi gerçekleştirme becerisindeki kısıtlık veya yetersizlik olarak tanımlanır. Özürlü ise doğuştan veya sonradan, bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan, korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık veya destek hizmetlerine ihtiyaç duyan birey olarak tanımlanır.

Yazılı tarihin başından beri özürlüler için sosyal adalet ve tamamlayıcı sistemlerle ilgili kuralların olduğu bilinmektedir. Antik çağ (Babil) ve Roma imparatorluğu döneminde de bu konuda bulgular vardır. 1958 de ilk AMA (American Medical Association) yayınlanmış ve 1971 de 13 yayının birleşimi ile ilk kılavuz oluşturulmuştur

Türkiye’de özürlülüğün tanımı ve özürlülere sağlık kurulu raporlarının nasıl verilmesi gerektiği ile ilgili mevzuat, Bakanlar Kurulu’nun 16.12.2010 tarih ve 27787 sayılı resmi gazetede yayımlanan “Özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik” ile düzenlenmiştir.  24/05/2015’de  son düzenleme yapılmıştır Özürlülük kurallarının esası hastaya tolerans ve bakım kuralına dayanır.

Özürlü sağlık kurulu raporu kişilerin özür ve sağlık durumunu, yararlanabileceği sosyal hakları ve çalıştırılamayacağı iş alanlarını belirten belgedir

2006 yılında, 26230 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik‘te belirtildiği gibi, yönetmeliğin hazırlanmasında esas alınan sınıflandırma sistemi ICF dir.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2001 yılında uluslararası dolaşıma sokulan ‘International Classification of Functioning, Disability and Health’ başlıklı sınıflandırma sistemi (ICF), T.C Başbakanlık Özürlüler İdaresi tarafından ‘İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması’ olarak çevrilmiştir.

engellilik

ICF özürlülüğü kişisel ve toplumsal  seviyede tanımlıyor, üç ana komponenti vardır:

Bozukluk: bir vücut yapısı veya fonksiyonunun belirgin kaybı veya değişikliği, hastalık

Engellilik: kişinin bir bozukluk veya hastalık nedeniyle aktivite ve/veya katılım   kısıtlılığı

  1. Vücut işlevleri (fonksiyonları): vücut sistemlerinin fizyolojik işlevleridir (psikolojik işlevler de dahildir).

Vücut yapısı: vücudun organ, kol ve bacaklar ve diğer bölümleri gibi anatomik kısımlarıdır.

İşlev veya yapı bozuklukları: vücut işlevleri veya yapısında önemli bir kayıp ya da aykırılık gibi problemlerdir

  1. Etkinlik (aktivite): kişi tarafından bir eylem ya da bir görevin yerine getirilmesidir.

Etkinlik sınırlılıkları: etkinlikleri yerine getirirken kişinin karşılaşabileceği zorluklardır.

  1. Katılım: yaşamın içinde olmaktır

       Katılım kısıtlılıkları: yaşam durumlarının içinde kişinin karşılaşabileceği problemlerdir.

Çevresel etmenler: insanların yaşadığı ve yaşamlarını kurduğu fiziksel, sosyal ve düşünsel çevreyi oluşturur

Bozukluk aktivite kısıtlılığı ve katılım arasında çizgisel ilişki yoktur. Kişi hasta olduğu halde aktivite kısıtlılığı olmayabilir öte yandan ciddi aktivite ve katılım kısıtlılığı bir hastalık olmaksızın da bulunabilir. Aktivite ve katılım kısıtlılıkları stabil değildir, zamanla değişebilir, çeşitli fizyolojik ve psikolojik faktörlerden etkilenebilir.

Bozukluk (hastalık)’tan etkilenen 2 kişisel fonksiyon vardır: Mobilite (hareket) ve  kendine bakım. Mobilite iki fonksiyon ile değerlendirilir.

  • Transfer: aynı noktada vücut fonksiyonunu değiştirme (ayağa kalkma, sırtüstü, yan dönme vb)
  • Ambulasyon: bir yerden bir başka yere hareket (yürüyerek, tekerlekli sandalye ile)

Kendine bakım ise günlük yaşam aktiviteleri ile değerlendirilir.

Temel Gelişmiş
Barsak fonksiyonları Araba sürmek
İdrar yapmak Seksüel fonksiyon
Hazırlanmak Tıbbi bakım
Tuvalet Paranın idaresi
Beslenme İletişim aktiviteleri:telefon, çek  mektup yazmak
Sandalyeden yatağa transfer Otobüs, tren veya arabada yolcu olarak seyahat etmek
Ev içi aktiviteler Alışveriş: paketleri taşıyabilmek
Giyinmek Yemek hazırlamak
Merdiven inip çıkma Ev işleri
Banyo yapmak Toplum içi ambulasyon (cihazlı veya cihazsız)

Mobilite ve kendine bakım fonksiyonlarında fonksiyonel seviye 3 başlıkta incelenir.

Bağımsız: verilen işin kişi tarafından tamamen ve güvenli olarak yapılması

Modifiye bağımsız (yardımcı cihaz var, yardımcı yok)

            Yardımcı var (cihaz +/– olabilir)

Özürlülükte kullanılan kılavuz standart, objektif, kapsayıcı, geçerli, güvenilir, tarafsız ve kanıta dayalı olmalıdır.

Özürlülük de prensipler:

  • Hiç bir hastalık %100’ü geçemez
  • Bölgesel bozukluklar aynı organın amputasyonundan gelecek oranın üstüne geçemez
  • EHA ve kuvvet muayenesi çok dikkatli yapılmalıdır (ağrı ve korkudan etkilenmemelidir)

Çalışma gücünün  %80 veya fazlasını kaybetmiş bulunan birey birinci derecede, %60-%80 kaybetmiş birey ikinci derecede, %40-%60 kaybetmiş birey ise üçüncü derecede                           özürlü kabul edilir.   Özür durumuna göre tüm vücut  fonksiyon kaybı oranı %50’nin üzerinde olduğu tespit edilen özürlülerden; beslenme, giyinme, yıkanma ve tuvalet ihtiyacını giderme gibi öz bakım becerilerini yerine getirmede, kendi başına hareket etmede, iletişim kurmada zorluk veya yoksunluk yaşadığına ve bu becerileri başkalarının yardımı olmaksızın gerçekleştiremeyeceğine tıbbi olarak karar verilen bireyler ağır özürlü kabul edilir. Özürlülük sınıflandırmasına göre resmi sağlık kurulu raporu ile ağır özürlü olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiler bakıma muhtaç özürlü olarak kabul edilir.

Özürlülük çerçevesinde moral sorular tartışmalı ve bazen radikal olabilir. Örneğin özürlülük terimi ile ne kast ediyoruz? Yaşlanmak özürlülük müdür? Eşitlik nedir? Hak kısıtlaması var mıdır? Bu ve bu gibi sorularla ilgili klinik etik çalışmalar halen devam etmektedir.

Kaynaklar

  • AMA Guides to the evaluation of permanent impairement 6. Edition, 2008
  • Özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik, 2015
  • M W M Stratling and S Louw, UK, 2011
  • ICF Summit- UK, 2016